Kusmi Tea Hakkında Çok Şey

Kusmi Tea Hakkında Çok Şey

Bu albenili kutuların arkasında oldukça köklü bir hikaye var. Belki de bu 150 yıllık marka ile daha önce tanışmadınız. Olsun, işte şimdi onları yakından tanıyacaksınız. İşte başlıyorum!

”Kusmi Tea”

Bu renkli kutuların bir çay severi nasıl etkilediği, bilenlerinizce malum. Peki, Kusmi Tea geçmişi hakkında da konuşalım mı biraz? Mesela bu renkli kutuların üzerinde Paris yazsa bile, markanın kökeni Rusya’ya dayanıyor. Rusya’nın St.Petersburg şehrine…

Köylü bir ailenin çocuğu olan Pavel Michailovitch Kousmichoff  içinde bulunduğu şartlar gereği, bir iş aramak için 14 yaşında evi terk eder. St.Petersburg’da bir çay tüccarının yanında servis elemanı olarak iş bulur. Bir süre sonra patronları ondaki yeteneği fark eder ve bu büyük potansiyeli keşfeder keşfetmez ona çay karıştırmayı öğretirler. İşte o büyülü harmanlara giden yol, tam da burada başlar…

Pavel, Alexandra isimli bir hanımefendi ile evlenir. Başarılı bir kağıt tüccarının kızıdır bu hanımefendi. Vefa duygusu gereği, bir süre daha çay tüccarının yanında çalışmaya devam eder bay Pavel. Patronu da onun mutlu evliliğini gördükçe sevinir, o da mutlu olur.  Ona düğün hediyesi olarak sadovaia sokakta ufak bir dükkan (çay evi) verir. Artık bay Pavel, kendi kanatlarıyla uçacaktır. Kusmi Tea hikayesi 1867 yılında tam anlamıyla bu minicik çay evinde başlamış olur.

Aslına bakarsanız hikayeleri oldukça uzun. Fakat sizi sıkmadan şöyle özetleyebilirim; Mutlu evlilikleri sürer ve altı çocukları olur.

Bana kalırsa oldukça romantik bir detay eklemeliyim buraya;

Bay Pavel, 1880 yılında kızı Elisabeth için özel bir çay karışımı hazırlar. ismi Bouquet de Fleurs olan bu karışım hala Kusmi Tea mağazalarında satışta!

Evet, nerede kalmıştık?

Bay Pavel, günün birinde (masal effekti yaptım) en büyük oğlu Vlatscheslav’ı (bay pavelin arkasından markayı yürütecek kişi) çayları öğrenmesi için Londra’ya gönderir, orada oğlu elbette eğitimler de alır ve başarılı da olur. Tam bu sırada Ekim devrimi baş gösterir. Bay Pavel ve ailesi Rusya’dan kaçmak zorunda kalır. Fakat artık şans mı diyelim, hissetmiş mi diyelim bilemiyorum bay Vlatscheslav, zaten ailesini de alıp çoktan İstanbul üzerinden Paris’e geçmiş bulunur.

İşte kökeni aslında Rus olan Kusmi Tea çayları da Paris’de yeni bir başlangıç yaptığı için siz onun arkasında bir Fransız hikayesi bekliyorsunuz. (tabi kutularda da markanın hemen altında Paris yazması önemli)

Sonrasında 1. ve 2. dünya savaşlarında da kendilerine yer bulmuş, dağılmamışlar. Hatta Büyük şehirlere şubeler bile açmışlar. Bu şehirlerden birisi de İstanbul 🙂 Tabi dizi burada bitmiyor dostlar, Arkalarına büyümenin rüzgarını alan marka, merkezini Berlin’e taşımış bir süre sonra. Fakat hem 2. dünya savaşının yadsınamaz etkileri hem bu değişiklik onlara iyi gelmemiş. 1946 yılında yani savaştan hemen sonra Vyacheslav Kousmichoff da vefat etmiş.. Bu sefer bayrak, oğluna devredilmiş elbette. Fakat bay Constantine, çay seven biri değil ve bir sanatçı! O yüzden markayı hakkıyla yönetememiş ve markaya olan ilgi hızla düşmüş.

ve marka 1972 yılında iflas etmiş. Çaylar bir süre düzensiz şekilde satılmış. Fakat sonrasında Sylvain ve Claude Orebi şirketi devralmış. marka ticaret konusunda bilinçli bir ekip ile kaldığı yerden hayatına devam etmiş. Önemli bir cadde dükkanı, hakkı verilmiş reklamlar, öne çıkan çay isimleri derken marka yeniden şahlanma dönemine girmiş.

Bugün, Kusmi Tea tam 150 yılı devirmiş bir marka. 35 ülkede 85’den fazla butik mağazası var. Hız kesmeden de efsane yılları yaşamaya devam ediyorlar…

Umarım sizin için detaylı bir bilgi sayfası olmuştur, bir başka yazı da da ünlü karışımlarından bahsedelim olur mu?

Share

Yorumlar

  1. Benim gibi kahve aşığı birisi yakında bu çayların büyüsüne kpılıp çaycı olacak valla

  2. Çay denince aklıma sabah kahvaltılarının içeceği gelirdi eskiden sizin bloğu görmeden tanımadan önce
    Ne çok eksikmişim oysa ki bu konuda
    Teşekkürler

  3. Ne güzel ve samimi bir üslupla anlatmışsınız. Rusya ve çay denilince aklıma eski Rus romanlarını getirdiniz. Oradaki kahramanlar genellikle semaverlerle çay demler ve sürekli çay içerlerdi. 🙂 Bahsettiğiniz markayı bilmiyordum. Bir gün mutlaka deneyeceğim. Teşekkürler bu güzel bilgiler için.:)

  4. Ne de keyifle okudum, yarın bir gideyim de fiyatlarına bakayım ben.

  5. çay candır 🙂

  6. Markayı bilmiyorum ama kutuları çok sirinmis

  7. ambalajları çok hoş 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

E-mail Adresine Daha Fazla Çay İster misin?