Pardon, siz gerçek misiniz?

Pardon, siz gerçek misiniz?

Yeşil Çay, sadece akşam haberlerinde çok sağlıklı olduğundan bahsedildi diye rastgele alınıp içilecek, sonra da mutfaklardaki o umutsuz baharat çekmecelerinde kaybolacak bir çay değildir. Mesele; onun gerçeğini bulabilmekte tabi. İşte bu yüzden bugün konuğum;
Byonay el yapımı yeşil çay

Byonay çay, sevgili Evren Onay’ın biricik markası. Kendisi; uzun senelerdir çay dünyasının bizzat içinde olan, çözümler üreten, yenilikleri keşfeden yani çaya emek veren bir mühendis. Ben blog yazmaya başladığım günden beri kendisini tanıyorum. Ne zaman karşılaşsak mutlaka yeni bir deneyiminden bahseder ya da ülkemizide henüz çok da popüler olmayan çay türleri üzerine çalışır durur. Kendi markasıyla ilerliyor olması gerçekten beni çok mutlu etti. Güven dolu şekilde ”arkasında işi bilen birisi var” diyebileceğim markalardan oldu Byonay

Bugün de size markanın el yapımı yeşil çayından bahsetmek istiyorum;

Zira, yeşil çay çok ama gerçeği az. Yani aromalarla güçlendirilen, yapım tekniği konusunda dürüst olmayan paketlerde satılan çok fazla çay çeşidi var piyasada. neyi içtiğinizi bilmek ona göre kıyaslamak gerekli en başında…

Çevremde insanların en çok sevmek istediği çay türünün yeşil çay olduğunu görüyorum. Hep bir ona yaklaşma isteği hep bir ”aslında çok faydalı” sözleri…

Sabah programlarında da dile getiriliyor ya, birden komşular ellerinde abc aktariye poşetleriyle apartmana girmeye başlıyorlar. Peki sonra ne oluyor? O, bir koşu alınmış çaylar, baharatlar, ucu karanlık mutfak dolaplarında (ki mutfakların en karanlık, en korkunç köşesidir baharat kısmı:)) tarihsizler çöplüğünde yok oluyor. Ta ki ”bunu ne zaman almıştık?” diye düşünen bir el, onu çöpe atana kadar zavallıcıklar orada ümitsizce bekliyorlar. Görüp görebilecekleri aydınlık da işte o kadar. Belki de yeterince özen göstermeden, tüm bilgileri tüketmek istememizden kaynaklanıyor bunlar.

Oysa yeşil çay için gerçekten zaman ayırsak, gerçekten nereden gelmiş, neymiş hikayesini anlasak yaklaşımımız da farklı olur. Aramızda o zaman gerçek bir ilişki başlar.

Mesela el yapımı yeşil çay, her markada devamlı bulunan bir ürün değil. Zira toplaması, kurutması, ayıklaması zor. Çünkü adı üstünde el ile toplanan nazik bir ürün bu. Bulduysanız da tadını çıkartın onun. Yapraklarını seyredin, avucunuza alıp nerelerden geldiğini, üzerinde kaç rüzgarı sürükleyip getirdiğini düşünün. Bu çay Rize’nin vadilerinden, bahçelerinden geliyor size. Şahsi tercihim; kendinize tek kişilik sıcağa dayanıklı cam bir demlik alın. önce sıcak suyu ekleyip üzerine sadece bir kaç yaprak yeşil çay bırakın, suyun içinde açılışlarını, özlerini suya bırakırken dönüşlerini izleyin. Yavaş yavaş için, tadını dinleyin, sakinleşin…

Bunu yapabilmek için de tarihli, izinli şekilde üretim yapan markaları tercih edin. Açıkta satılan, tozlanmış, eskimiş açık çaylardan sakının. Şu demlenmiş yapraklara baksanıza, size de ”oh be doğalı görmeyi özlemişim” dedirtmiyor mu?

Emek gerektiren bir iş olduğundan bahsetmiştim, bu sebeple markanın bu tip çayları belirli sezonlarda sınırlı üretimle satışa çıkıyor. Paketin içinde 30 gr. yeşil çay var. Doğal ve katkısız olmasına rağmen el yapımı oluşu size çok farklı bir lezzet verecek. Çok az miktarda kullanmanız da yeterli olacak. O yüzden bu paketi uzun süreli olarak düşünün. Ölçü kullanmadan el ile azar tutamlarla demlediğinizi düşünerek, size bir paketten yaklaşık 20 fincanı garanti ediyorum:)

İsterseniz şuradan markanın web sitesini, şuradan instagram sayfalarını inceleyebilirsiniz. Aynı markanın çayları hepsiburada.com’da da satıştaymış. Az önce keşfettim, linkini de buraya bırakıyorum. Dilediğiniz kanaldan kendilerini tanıyabilirsiniz. Byonay markası altında içinde gerçek çay özleri bulunan sabun ve yüz kremi de var. Fakat onlar ayrı bir yazı için bekliyorlar.

Evet, klasik kapanışımı yapıyorum;

Yaşasın emekle üretilen çayların bambaşka tatları!

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

E-mail Adresine Daha Fazla Çay İster misin?