Siz Hiç Çay Sarhoşu Oldunuz mu?

Siz Hiç Çay Sarhoşu Oldunuz mu?

Gün geçmiyor ki, çaya dair yeni ve bir o kadar şaşırtıcı bir bilgi öğrenmeyelim. İşte onlardan birisi geliyor”; Birisi size ”Çay içip, sarhoş oldum” dese mesela size. İnanır mıydınız? Efendim inanmalısınız. İşte başlıyorum anlatmaya;

Önce kaynak belirteyim, arada kaynamasın. Şuradan edindim bu bilgileri. Çay sarhoşluğuna Çince de verilen bir isim varmış. “cha zui” (茶 醉, “çay sarhoşu”) 

Belirtileri; kalp çarpıntıları, titreme, soğuk terleme, bacaklarda güçsüzlük ve açlık gibi durumlar. Yani bildiğiniz sarhoşluktan pek de farklı değil.  Tabi, çay içmeden önce mideniz eğer boşsa bu belirtiler daha da yoğun yaşanabiliyormuş. Malum bazı bünyeler daha hassas. Peki, nasıl çayla sarhoş olur bir insan? Cevap, yeterince ”Güçlü” bir çay içmekten geçiyor. Güçlü çay tanımını; 150 ml. su içinde en az 5 dakika demlenmiş 3 gr. üzerinde herhangi bir çay olarak yapıyor japonlar. İşte bizim kaynamış çay dediğimiz o çaylar bunlar bana kalırsa:)

Önceleri çay sarhoşluğu durumunu çayın içindeki kafeinle bağdaştırmış uzmanlar ve bu konuya kafa yoranlar. Fakat olay sadece kafein değil. Çayın içindeki farklı moleküllerden birisi olan L-theanine. En az kafein kadar özel olan bu molekül, yanında kafein olmadan kullanılırsa sorun yok, hatta o zaman rahatlatıyor, sakinleştiriyor. Fakat kafeinle birlikte kullanılırsa beyninizdeki algıya dayalı titreşimleri uyarıyormuş.Burada olaylar başlıyor işte:)

İşte meditasyon öncesi uzak doğuda çay içilmesinin ve çaya farklı hatta büyük anlamlar verilmesini de bu anlamda çözebiliriz. Alıntı yaptığım Japon Blogger, yazısında aynı zamanda okside olmuş ve olmamış çaylar arasında da etki farkı olduğunu söylüyor. Biliyorsunuz çay bitkisi el ile toplanıp oksitlenme işlemine uğramazsa biz bu çaya ‘beyaz çay’ diyoruz. Sonra sırasıyla yeşil çay- oolong ve siyah çaya dönüşüyor.

So if you are used to the more oxidised teas or mellow, vintage teas, then suddenly drinking a whole lot of teas of low oxidixation may cause a slight “tea drunkenness” . 

Şimdi biz hep siyah çay içtiğimiz için oksitlenmiş çaya alışığız. Bu teoriye göre eğer daha saf çaylardan içersek, (mesela yeşil ya da beyaz çay) ve aniden ve bolca içersek bu sarhoşluğa kapılabiliyoruz. ve olaylar gelişiyor.

Sarhoşluk hissedildiğinde yiyecek bir şeyler ya da ılık su içilmesi tavsiye ediliyor. Çayın ve sarhoşluğun arasında ince bir çizgi olduğunun da altı çiziliyor. Vay be! Meğer bunca zaman ”çay içtin sarhoş mu oldun?” derken birbirimize gerçeklerden bahsediyormuşuz da haberimiz yokmuş:) Tabi sadece Çinliler değil, Ruslar da çay sarhoşluğu üzerine kafa yormuşlar. Rusya’daki mahkumlar, yukarıda bahsettiğim gibi oldukça sert çaylar ”güçlü” çaylar içerek sarhoş oluyorlar, aynı etkileri yaşıyorlarmış.  Yaşadıkları etkiye de ”Chifir” deniyormuş.

Aslında gramaj olarak fazla olan bir çayın uzun süre demlenmesi ile oluşabilecek bu durum için Rusya’ya gitmeye gerek yok. Ülkemizde de bazı esnaf çay ocaklarında ve kahvelerde de aynı etkiyi yaşayabiliriz bana kalırsa.

Halk olarak sarhoş geziyor da olabiliriz aslında. E bi yerde Müslümanın alkolü de çay değil mi şimdi? Neyle efkar dağıtıyoruz biz? tövbe tövbe.

Olsun. biz çayla güzeliz.

Kafamız da çayımız da güzel bizim.

🙂

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir