George Orwell ve İyi Çayın Altın Kuralları

George Orwell ve İyi Çayın Altın Kuralları

“Mutluluk, bir bardak çay gibidir”, kim bu sözlere karşı çıkabilir ki…

Çay, o içinizi ısıtan, sıcaklığı ve huzuru da size veren. Eş dost ile yapılan sohbetlerde keyfinize keyfinize keyif katan. Defterinize bir kaç cümle karalarken veya kitap okurken sizi rahatlatan. Ve bazen de yalnızlığınıza eşlik eden. Türk edebiyatının değerli isimlerinden Oğuz Atay’ın da dediği gibi “ … biz çayın yalnızlığa iyi gelen tarafını da severiz…” ki gerçekten de öyledir. Yeri geliyor dertlerimizin en kadim ortağı olup elimizin altında ‘Bir bardak daha almaz mısın?’ diye bize bakabiliyor.

İşte çayın insana yaşattığı bu mutluluğu ve hüznü yaşayanlar arasında 20. yüzyılın önemli kalemlerinden George Orwell’da ‘bir çay tiryakisi’ olarak yerini alıyor. Orwell, dünya edebiyatına kazandırdığı ‘Hayvan Çiftliği’ ile ‘Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ adlı eserleri bilinse de bunların dışında kimsenin fazla haberdar olmadığı köşe yazılarıyla da hakkında konuşulmayı hak eden bir isim.

İngiliz yazar, 1946 yılında Evening Standard gazetesinde yer alan yazısında ‘En güzel çayın püf noktalarını okuyucularıyla paylaşır. Usta kalem, o dönem yemek kitaplarında çay demlenmesi ile ilgili bilgilendirici ve detaylı yazılar bulamayınca kendisi 10 maddelik bir çay tarifi kaleme alır. ‘Çayın altın kuralları’ diye adlandırdığı tarifinde hangi çayın kullanılması, nasıl demlenmesi, çayın hangi bardakta içilmesi gibi konuları ele alır.

İşte George Orwell’den en iyi çayın olmazsa olmazları:

1) ‘Güzel bir çay içelim’ sözünün karşılığı hint çayıdır.  Bir çay demlenecekse ya hint ya da seylan çayı olmalıdır.

2) Çay demlenmeden önce demlik, ocağın üzerinde ısıtılmalı.

3) Mutlaka porselen çaydanlık kullanılmalı, semaverde demlenen çayın tadı bozulur.

4) Demlik ocağın üzerindeyken kaynar suyu ilave edilmeli.

5) Süzgeç kullanılmamalıdır çünkü çay yapraklarıyla beraber daha iyi demlenir.

6) Demlikdeki çay berraklaşması için karıştırılmalıdır.

7) Çayın açık mı yoksa koyu mu olması sorunun tek bir cevabı vardır. Bir bardak koyu çay yirmi bardak açık çaydan daha iyidir. Yıllar geçtikçe, gerçek çay tiryakileri çaylarını koyu içmekten hoşlanırlar.

8) Çay kulplu bardakta içilmeli, bu tercih çayın daha sıcak kalması için önemli.

9) Çayı sütlü içmeyi sevenler için sütün ne zaman konduğu ve nasıl bir süt kullanıldığı önemli. Çayı bardağa doldurduktan sonra sütü ilave edilmeli ve kaymaksız süt kullanılmalı.

10) Eğer çayınıza şeker katarak içiyorsanız o asıl çayın tadını bozuyorsunuz demektir. O zaman kendinize gerçek bir çay tiryakisi nasıl diyebilirsiniz? Çaya, tuz veya karabiberde eklerseniz yine aynı işi görür. Çayı bir defa şekersiz denedikten sonra öyle içmeye alışırsınız. Çayın acımsı bir tat vermesi gerekiyor. Tatlandırırsanız o zaman içtiğiniz çay değil şekeri içmiş olursunuz.

Bütün bu tüyolardan sonra fark ettiğimiz bir şey var ki o da hayatında tıpkı çay gibi olduğu. Acı ve tatlı hatıralarla doludur. O sevinçli ve hüzünlü anılarımız bir bardak çay ile giderebiliyoruz. Bir şairin dizelerinde belirtiği gibi “Bir bardak çay gibidir ömür. Kiminin ki bir dikişte biter, kiminin ki ise yudum yudum. Dibinde kalan çöpler ise hayatın kırıntılarıdır…”

Alıntıdır: HUSSAIN KAYA – LONDRA

Share

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir